Bugun...



AMEDEO CLEMENTE MODİGLİANİ, (1884-1920)

AMEDEO CLEMENTE MODİGLİANİ, (1884-1920)

facebook-paylas
Tarih: 15-12-2024 12:35

AMEDEO CLEMENTE MODİGLİANİ, (1884-1920)

AMEDEO CLEMENTE MODİGLİANİ, (1884-1920)

"Ben nerde bir çift göz gördümse

Tuttum onu güzelce sana tamamladım.

Sen binlerce yaşayasın diye yaptım bunu

Bir bunun için yaptım"

Cemal Süreya

Amedeo Modigliani..!!

Umursanazlığın, sefilliğin  derinliğinde, yoksunluğun ve yoksulluğun etrafında geçen kısa bir ömrün kahramanı..

Hasta, üzgün ve bahtsız bir yaşamın sahibi..

Picasso'nun son nefesinde "O bir tanrı" dediği Modigliani..!

Gözsüz,uzun boyunlu kadınların ressamı..Cemal Süreya'nın şiiriyle başlamamın sebebi de sanatçının gözsüz çizdiği kadınlarda sembolleşen ruh derinliği..

Olmayan gözlerde olan inanılması güç bir bakış algısı..

 "Ne hissediyorum biliyor musun Picasso?

Hiçbir şey hissetmiyorum aslında.

Karnımda bir çocuk var. Başka bir kalp atışı… Başka arzulayan bir ruh….

Ve ben bomboşum, bir bardak gibi.

Eve gideceksin Pablo. Dopdolu ve zengin bir yaşam süreceksin. Fakat tanrıya yemin ediyorum zamanı geldiğinde, ölüm döşeğine yattığında Modigliani ismi dudaklarından düşmeyecek. Bu geceden sonra resim yapamayacaksın… "

Bu sözler, Modigliani'nin resimlerinde gözleri olmayan kadınlar için soru sorulduğunda, "gözlerini ruhunu gordüğümde çizeceğim" dediği ölümsüz  diye nitelendirdiği, bitmeyen sevdası, hayatının aşkı Jeanne Hebuterne'ye ait.

Jeanne, Modigliani'nin cenazesinden sonra Picasso'nun yanına gittiğinde, son olarak dudaklarından bu sözler dökülür.

Amedeo Modigliani; kaotik yaşamı, pardoksları ve ölümsüz aşkıyla; Cemal Süreya'nın dizelerine konu olmuş, yaşama tutunmaya çalıştıkça dibe vuran, gizemli tarafıyla hep merak edilmiş Nietzsche hayranı bir karakter.

O'nun hayatındaki  yokluk ve acıya sebep olan Picasso'nun acımasız,alaycı  tavrı ve  bugün bile sanatseverleri üzen  entrikalarıyla anılan tarihin satır aralarında kalmış bir sanatçı.

Modigliani özellikle Picasso'nun burjuvalara olan yakınlığından  üstten bakan halinden ve kibirli yapısından tiksiniyordu.

Ve hayatının en büyük sanatsal mücadelesi, düşmanlık boyutunda, Picasso'ya karşı verdiği savaşıydı…O'nu yıpratan bu savas bir açıdan da O'nu  varediyordu.

İtalya, Livorno'da 1884 yılında dünyaya gelen Amedeo Modigliani, entelektüel bir Musevi ailenin dördüncü çocuğuydu.

Babasının iflas etmesiyle birlikte, daha anne karnındayken yaşam mücadelesi başladı.

Henüz on yaşında tüberküloz teşhisi kondu, iflas eden ailesi, okul masraflarını karşılayamayacağından okulu bıraktı.

Entelektüel bir birikime sahip olan annesi yeteneğini keşfetti, O"nun resim sanatına yönelmesini sağladı.

""Yeni sözler buldum bir nice seni görmeyeli

Daha geniş bir gökyüzünde soluk aldıracak şiire

Hadi bir de bunlarla çağır gelsin aslan heykelleri

Oldurmanın yıkmanın yeniden yapmanın aslan heykelleri

Olduran yıkan yeniden yapan gözlerini seviyorum kaç kişi

Bir senin gözlerin var zaten daha yok

Ya bu başını alıp gidiş boynundaki

Modigliani oğlu Modigliani”

Cemal Süreya

Modigliani, 1901 senesinde Floransa Güzel Sanatlar Akademi'sine, 1903 senesinde de Venedik'te bulunan Güzel Sanatlar Akademisi'nde okumaya başladı.

Ölümüne sebep olan haşhaş ve uyuşturucuyla ilk kez Venedik'te tanıştı.

1906'da Paris'e yerleşmesi, Modigliani'nin hayatı için yeni bir başlangıç oldu.

Aslında Paris, Modigliani'nin yaşamının en karanlık ve en zirvede olduğu yerdi.

Her şeyi bu şehirde deneyimledi.

Zira bu şehirdeki komşusu, onun en büyük düşmanı Picasso oldu...

Paris'in bohem yaşam tarzına hızlı giriş yapan Modigliani, bu hayata çok çabuk adapte oldu.

Yoksulluğunu, şık İtalyan giyiminin arkasına sakladı ve öyle bir deli yaşam benimsedi ki şehrin en karanlık köşelerinde uyuşturucu partileri vermeye bile başladı.

Kavgaları, aşkları ve dik kafalılığı yüzünden çok sefil bir yaşamın pençesine düştü.

Öyle bir yaşam ki, tablolarını alkol karşılığında sattı, dağıttı... 

Tablolarını yakın arkadaşı olan Paul Alexandre aldı.

Alexandre'ın verdiği borç paralarla yaşamaya tutunsa da Picasso bu dağınıklık ve yaşam tarzı yüzünden Modigliani'yi aşağılardı.

Onun çizdiği nü eserlerindeki kadınların meydan okurcasına duruşları, tablolarındaki asilliğiyle diğer ressamlardan ayrılırdı.

Amedeo Modigliani'nin en önemli eserleri Budapeşte'de. Macar Ulusal Galerisi İtalyan ressam Amedeo Modigliani'nin retrospektif sergisine ev sahipliği yapıyor.

Academie Colarossi'de resim çalışmalarına devam ederken, cesur ve tutkulu bir öğrenci ile tanıştı: Jeanne Hebuterne..

Jeanne henüz 19 yaşındaydı.

Sert Katolik bir ailenin çocuğu olan Jeanne, Yahudi ve oldukça dağınık ressamla aşk yaşamaya başladı.

Ve böylece Jeanne'in katı Katolik ailesine karşı çıkarak yaşadığı Modigliani ile aşkı ve yaşam savaşı başlamış oldu.

Jeanne'in ailesi ilişkilerini hiçbir zaman onaylamadı.

Ama iki aşık, Paris sokaklarının konuştuğu bir aşk yaşamaya devam ettiler.

Modigliani, sevgilisi Jeanne'in onlarca portresini çizdi; ama ruhunu gerçekten görene kadar gözlerini elbette çizmedi.

1918'de Paris'i bombalayan Almanlar birçok sanatçının Paris'ten ayrılmasına sebep oldu. Modigliani ise Nice'ye yerleşti.

Modigliani, Nice'da çok kötü, yıkık dökük bir evde çalışmaya, yaşamaya devam etti.

Bu yıkık dökük evde Modigliani ve Jeanne'in ilk çocukları dünyaya geldi.

Yokluk ve açlıkla dolu sefil hayatları çocuklarına bakamayacak düzeyde olduğu için, Jeanne çocuğunu Paris'e, ailesinin yanına götürdü.

Ama ailesi bu evliliğe karşı olduğu için, Jeanne'in Modigliani'den olan çocuğunu reddetti.

Jeanne'in babası bu evlilik dışı çocuğu asla kabul etmedi ve çocuk bir süre yetimhanede kaldı.

Alkol ve esrarın etkisi altına giren Modigliani'nin ise hastalığı daha da ilerledi ve artık akciğerleri bitmiş haldeydi.

Çaresiz bir durumda olan Jeanne, Picasso'dan yardım talep edecek duruma geldi. 

Artık hem hastalık hem yokluk ruh sağlığını iyice bozulmuş durumdaydı…

Modigliani evini ve Jeanne'yi belirli aralıklarla terk etti.

Evlilik dışı olan çocuğuna ve eşine bakamayan Modigliani, öyle zor bir zaman tünelinden geçti ki, yiyecek yemek bile bulamayacak hâle geldi.

Nihayetinde, bu sancılı ve ağır travmadan kurtulmak için önüne bir fırsat çıktı.

1920 senesinde dünyaca ünlü ressamların da yer aldığı büyük bir resim yarışması düzenlendi.

Yarışmaya Pablo Picasso, Maurice Utrillo, Chaim Soutine, Diego Rivera gibi devler katıldı.

Picasso başlarda resim yarışmasına katılmak istemese de ödüle kayıtsız kalmayarak yarışmaya dahil oldu.

Yarışma devam ederken Jeanne, ikinci çocuklarına hamileydi. Bu yarışma, iki aşığın çocukları için bir umut oldu.

Ressamlar eserlerini çizmek için ellerinden gelenin en iyisi yapmaya başladılar.

O gün geldiğinde, salondaki herkes heyecanla kimin ne çizdiğini merak ediyordu.

Ve ilginç olan ilkler yaşandı.

Picasso yarışmaya Modigliani'nin portesini çizerek katıldı.

En büyük rakibinin portresiyle yarışmaya katılması salondaki herkesi şaşkına çevirdi.

Modigliani ise biricik aşkı, dostu, yurdu, eşi Jeanne'i çizmişti.

Ama Modigliani bu defa Jeanne'in portresini çizerken gözlerini de resmetmişti. 

Oysaki başta da belirttiğimiz gibi Modigliani, portrelerinde gözlere yer vermezdi….

 Yarışmayı Modigliani kazandı.

Eseri ilk alkışlayan da Picasso oldu.

Ama ne salonda ne de şehrin sokaklarında Modigliani'yi gören kimse olmadı.

Her yerde Modigliani'yi aradılar…

Yarışmaya geç kalmasının nedeni ise eşine sürpriz yapmak için evlilik belgesini almaya gitmesiydi.

Dönüş yolunda önünü kim oldukları bilinmeyen bir grup tarafından kesilmiş, ağır bir saldırıya uğramış ve yaralanmıştı.

Tüberküloz hastalığının ağırlığına menenjit hastalığı da eklenince, Modigliani bu defa hastalığı atlatamadı.

35 yıllık ömrü orada son buldu, hayata gözlerini yumdu.

Cenazesine, en önde Picasso olmak üzere tüm sanat camiası ve Paris halkı katıldı.

Pablo Picasso yıllarca vicdan azabı çekti.

Jeanne ise hayatını Modigliani'ye adamış bir kadındı.

O Jeanne'nin sadece kocası değildi, uğruna ailesini terk edecek kadar sevdiği Modigliani'ye ölesiye bağlıydı.

Onun yokluğuna dayanması çok zordu…

9 aylık hamile olan Jeanne, ailesinin yanına taşındı.

Fakat Modigliani'den ayrı kalmaya sadece iki gün dayanabildi.

21 yaşında olan Jeanne evinin 5. katından atlayarak intihar etti.

Kızlarının cenazesinin Modigliani'nin mezarının yanına gömülmesini istemeyen ve bir türlü öfkesi dinmeyen Jeanne'nin ailesi 1930 yılında kararını değiştirdi ve Modigliani ile aynı mezara gömülmelerine izin verdi.

Jeanne, intihar etmeden önce Picasso'ya şu cümleleri kurdu:

"Ne hissediyorum biliyor musun Picasso? Hiçbir şey hissetmiyorum aslında. Karnımda bir çocuk var. Başka bir kalp atışı… Başka arzulayan bir ruh….

Ve ben bomboşum, bir bardak gibi.

Eve gideceksin Pablo. Dopdolu ve zengin bir yaşam süreceksin. Fakat tanrıya yemin ediyorum zamanı geldiğinde, ölüm döşeğine yattığında Modigliani ismi dudaklarından düşmeyecek. Bu geceden sonra resim yapamayacaksın."

İki aşığın mezar taşlarındaki yazılar da oldukça dikkat çekici.

Modigliani'nin mezar taşında şöyle yazar:

"Mutluluk ve şöhret anında ölüm tarafından yakalandı."

Jeanne'in mezar taşında ise şu satırlar yazılı:

"Amedeo Modigliani'nin yoldaşı, sıra dışı fedakarlığa dek sadık bir eş".

Modigliani'nin en pahalı heykeli

İtalyan ressam ve heykeltraş Amedeo Modigliani'nin (1884- 1920) Tete adlı heykeli oldu. Paris'te düzenlenen müzayedede 43,2 milyon euroya (yaklaşık 80 milyon TL) satılmıştı.

Modigliani'nin 1910-12 yıllarında yaptığı, kireç taşından oyma kadın büstü, Fransa'da bir sanat eseri için ödenen en yüksek fiyat olarak literatüre geçmiş, aynı zamanda Tete, Modigliani'nin de  şimdiye kadar en yüksek fiyata satılan heykeliydi..

Arthistory Saliha Ünal







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI