|
Tweet |
VETERİNER SAĞLIK EMEKÇİLERİ ADALET EŞİTLİK ve LİYAKAT İSTİYOR!
Enerji ve maden faaliyetleri, orman yangınları ve tarım alanlarının imara açılması... Tüm bu talan, bir avuç sermaye sahibinin kar hırsının sonucudur. Yıkıma uğrayan doğanın ağır bedelini ise daima emekçi halklar ödemektedir. Kaynakların vahşice ve adaletsizce tüketimi, ekonomik zorluklarla birleştiğinde yoksulluğu derinleştirmekte; bu durum, halkın yeterli ve güvenli gıdaya erişimini zorlaştırmaktadır. Böylece ekonomik kriz ve ekolojik krizin yanına, kaçınılmaz bir sonuç olarak gıda krizi de eklenmektedir. Özellikle et, süt, yumurta, bal gibi temel hayvansal gıdalara ulaşım, yoksul halk kesimleri için neredeyse imkansız hale gelmiştir.
Bu çok katmanlı krizle mücadele etmek için insan, hayvan ve çevre sağlığının ayrılmaz bir bütün olduğunu savunan "Tek Sağlık" yaklaşımı temel alınmalıdır. Veteriner hekimler, Veteriner Sağlık Teknikeri ve Teknisyenleri bu yaklaşımda en ön cephede yer alarak zoonoz hastalıklarla mücadele etmekte, böylece insan sağlığını doğrudan korumaktadır. Ayrıca gıda güvenliğinin sağlanması ve ekosistemin sürdürülebilirliği konularında da kritik bir rol üstlenmektedirler.
Unutulmamalıdır ki, sağlıklı toplum, sağlıklı insan, sağlıklı hayvan, sağlıklı çevre ve sağlıklı gıdayla mümkündür. Bunu sağlamanın tek yolu ise, Tek Sağlık yaklaşımını uygulayacak güçlü bir kamusal veteriner sağlık otoritesinin varlığıdır.
Ancak veteriner sağlık emekçileri uzun yıllardır çözülmemiş ciddi sorunlarla mücadele etmektedir. Bu sorunlar, yalnızca veteriner sağlık emekçilerini değil, sundukları kamusal hizmetin kalitesini ve dolayısıyla bahsi geçen o bütüncül sağlık vizyonunun gerçekleşme potansiyelini de doğrudan tehdit etmektedir.
Bu kapsamda, Tarım ve Orman Bakanlığı'nda görevli Veteriner Hekimler, Veteriner Sağlık Teknikeri ve Teknisyenleri son 25 yıllık süreçte sistematik bir hak gaspına uğramıştır. Yasal zeminde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu başta olmak üzere 6343, 992, 1593, 5393, 5199 ve 5996 sayılı kanunlar uyarınca Sağlık Hizmetleri Sınıfının bir parçası olmalarına rağmen, aynı sınıfta yer alan diğer emekçilerin yararlandığı haklardan ve iyileştirmelerden hukuka aykırı biçimde dışlanmışlardır. Bu ayrımcılık, veteriner sağlık çalışanlarının özlük ve mali haklarında ivedilikle giderilmesi gereken büyük bir eşitsizlik doğurmuştur.
CAN GÜVENLİĞİMİZ YOK SAYILIYOR!
Veteriner sağlık emekçileri görevlerini yerine getirirken zoonoz hastalıklarla sürekli karşı karşıya gelmekte ve ciddi sağlık problemleri yaşamaktadır. Özellikle Brucella enfeksiyonu veteriner sağlık emekçileri için bir meslek hastalığı halini almıştır.
Buna ek olarak, çalışma ortamının fiziki yapısı gereği; havasız, tozlu, sıkışık, aşırı sıcak veya soğuk gibi zorlu koşullarda çalışmak zorunda kalmaktadırlar. Sahada aşılama, kimliklendirme, numune alma, muayene, tedavi, bilgilendirme ve denetim faaliyetlerini yürütürken ise hayvanlar tarafından ısırılma, tekme ve boynuz darbeleri, ezilme gibi fiziksel travma ve yaralanma riskleriyle sürekli karşı karşıyadırlar. Tüm bu ağır zorlu çalışma şartlarına, yüksek hastalık ve yaralanma riskine rağmen, veteriner hekimler, veteriner sağlık teknikerleri ve teknisyenleri fiili hizmet zammı (yıpranma payı) uygulamasından faydalandırılmamıştır.
ZORLU ÇALIŞMA KOŞULLARI ve LİYAKATSİZLİK
Bu görevler, çoğu zaman son derece elverişsiz ahır koşullarında ve eski, güvenilir olmayan araçlarla yerine getirilmek zorunda kalınmaktadır. Şoför yetersizliği nedeniyle Veteriner Sağlık çalışanları, istemeseler dahi araç kullanmak durumunda bırakılmakta, aksi takdirde mobbinge maruz kalmaktadırlar.
Ayrıca, sahada uygulanan yanlış politikalar ve yetersiz bilgilendirme nedeniyle, vatandaşların tepkileriyle ilk karşılaşan meslek grubu yine veteriner hekimler, Veteriner Sağlık Teknikerleri ve Teknisyenleri olmakta; bu gerginlikler sözlü hakaretlerden fiziksel saldırılara kadar varabilmekte, bu saldırılar neticesinde veteriner hekimler, Veteriner Sağlık Teknikerleri ve Teknisyenleri yaralanmakta hatta hayatlarını kaybetmekteler. Veteriner hekimlere, Veteriner Sağlık Teknikerlere ve Teknisyenlere yönelik her geçen gün başka bir saldırı haberiyle karşılaştığımız halde veteriner sağlık emekçileri “Sağlıkta Şiddet Yasası” kapsamına dahil edilmemiş, şiddete uğradığında dahi sağlık emekçisi olarak kabul edilmemiştir.
Bakanlığın yetersiz ve plansız istihdam modeli sebebiyle veteriner aşılama, yol kontrol istasyonunda yapılan denetimler gibi sebeplerle farklı illerde görevlendirilmektedir. Bu görevlendirmeler sırasında yolculuk yapmak ve evlerinden uzak kalmak zorunda kalan veteriner hekimlere görev süresinin ilk 10 günlük kısmı için verilen harcırah, sonraki günler için kesintiye uğramakta ve istekleri dışında görevlendirilen emekçiler bir de konaklama giderlerini ödemek zorunda bırakılmaktadır.
Altyapısı ve personel ihtiyacı karşılanmadan apar topar açılan Veteriner Yol Kontrol İstasyonlarında güvenlik görevlisi bulunmamakta adeta görevlendirmeyle gelen veteriner hekimler kaderine terk edilmektedir. Yine bu istasyonlarda temizlik ve destek hizmet personelinin bulunmaması istasyonun temizlik dahil tüm yükünü veteriner hekimlerin sırtına yüklemektedir.
Biyolojik ürün ve kimliklendirme bedellerinin (el emeği) ödenmesiyle ilgili sıkıntı Nisan 2024’ ten beri çözülememiş meslektaşlarımız kanunen hakkı olan ücretleri alamamıştır. Bu süreçte TÜİK’ in sahte enflasyon verileri baz alınsa dahi hak mağduriyeti oluşmuştur. “Yetkilendirilmiş” sendikanın kazanım olarak pazarladığı değişiklik ise bu sorunun çözümü noktasında bir kandırmacadan öteye gitmemiş, veteriner sağlık emekçilerinin dertlerine çare olmamıştır.
Yurt dışı hayvan seçimi ve hipodromlardaki görevlendirmelerde sendika ayrımı yapılmakta, bu görevler liyakat yerine torpille belirlenmektedir. Pek çok veteriner hekim bu görevlere seçilmezken, belirli bir grup bu görevleri bir gelir kapısı hâline getirmiştir. Bu durum, hem meslektaşlar arasında adaletsizlik yaratmakta hem de kurumların güvenilirliğine zarar vermektedir.
TALEPLERİMİZ
Bizler veteriner sağlık emekçileri olarak, yıllardır özveriyle yürüttüğümüz kamu hizmetlerinde yaşadığımız adaletsizliklerin ve eşitsizliklerin artık son bulmasını istiyoruz. Halk sağlığı, hayvan sağlığı ve gıda güvenliği için gece gündüz demeden çalışan bizler, aynı sorumlulukları taşıdığımız sağlık meslek gruplarıyla eşit haklara sahip olmayı talep ediyoruz.
Aşağıda yer alan taleplerimiz, yalnızca mesleki haklarımızın değil, toplum sağlığının korunmasının da bir gereğidir:
Tarım ve Orman Bakanlığını, veteriner sağlık emekçilerinin yaşadığı bu sistemik hak kayıplarından ve mağduriyetlerden sorumlu olduğunu bir kez daha ilan ediyoruz!
TARIM ORKAM-SEN olarak, meslektaşlarımızın can güvenliğini, mali haklarını ve itibarlarını gasp eden bu haksız düzenin karşısında durmaya, taleplerimiz gerçekleşene kadar mücadelemize devam edeceğiz! 19.11.2025