|
Tweet |
CLAROS – TANRI APOLLON’UN KEHANET MERKEZİ
"Efsaneye göre; Büyük İskender Nemesis kutsal alanında avlanırken bir ara ulu bir çınarın altında uykuya dalar. Rüyasında gördüğü iki Nemesis, İskender’den yeni İzmir (Nea Smyrna) kentini uyuduğu tepenin eteklerinde kurmasını ister. Smyrna halkı, İskender'in Kadifekale'de gördüğü rüyanın ne anlama geldiğini dönemin önemli kehanet merkezlerinden olan Klaros Apollonu'nun (Ahmetbeyli) yorumu ile öğreneceklerdir. Klaros Antik Kenti Kahinleri Büyük İskender'e “Kutsal Melez Çayı kenarındaki Pagos Tepesi (Kadifekale) eteklerinde yerleşecek İzmirliler, eskisinden dört kez daha mutlu olacaklardır.” yorumu üzerine İzmir'i Bayraklı'dan Kadife Kale eteklerine taşıttığı rivayet olunur. "
Claros kutsal alanı, Cumaovası'nın (Menderes) güneyinde, ovayı güneydeki Kuşadası Körfezi'ne bağlayan Ahmetbeyli Vadisi'nin (Ales) taban düzlüğünde yer alır.
Claros sözcüğü Helen dilinde kısmet çekimi veya arazi anlamına geliyor ama asıl kökeninin Luwi dilindeki “kıyı” veya “iskele” olan Kalara’dan geldiği söyleniyor.
Claros kutsal alanı, kurulduğu M.Ö 13. yüzyıldan M.S 4. yüzyılda Hıristiyanlığın yayılmasıyla birlikte terk edilmesine kadar Bilicilik Merkezi olarak işlev yapmış. Hiçbir zaman bağımsız bir kent olmamış, sürekli olarak Kolophon’a bağlı olarak gelişmiş. Antik çağlarda Kâhin Tanrı Apollon’un 3 kehanet merkezi varmış. Yunanistan’daki Delphi, Didim’deki Didyma Apollon Tapınağı ve Claros. Bu nedenle de Claros oldukça önemli bir kutsal alan ve kehanet merkezi.
Claros,Tanrı Apollon’a adanmış Anadolu’daki kutsal bilicilik merkezlerinin en önemlilerinden biridir. MÖ.7 ve 6 yy. başında Kolophon’un baş tanrısı Apollo adına inşa edilen Claros, gizli güçlere sahip kahinleri ile dünyaca ünlüydü. Antik çağın ünlü kehanet merkezi olarak nitelenen Claros, 12 İon şehri arasında kabul edilmez. Özel bir statüye sahiptir. Antik Çağ ozanları Apollon’un kutsal alanı olarak bilinen bu yeri “Işıklı Claros” diye tanımlayarak övgü üzerine övgü yazmışlardır.
Claros, antik çağlarda Kâhin Tanrı Apollon’un dünyadaki 3 kehanet merkezinden birisiymiş. Apollon Klaros Tapınağı’nın basamaklarının dahi yazıtlı olması, bu özelliğe sahip tek kutsal alan olmasını sağlıyor. Kutsal alan içinde Apollon, Artemis ve Leto’nun kült heykelleri var. Bu özellik de diğer kült merkezlerinde çok fazla görülmüyor.
İnsanlığın ilgisini her zaman çekmiş olan kehanet kavramının önemli merkezlerinden Klaros’a yüzlerce yıl önce, dünyanın dört bir yanından gelenler vardı. Kenti kuran Manto’nun gözyaşlarından oluştuğuna inanılan kutsal suyu içen kahinler tanrı ile iletişime geçiyorlardı.
Bir kehanet merkezi olması dışında Klaros Antik Kenti antik dönem festivalleri ile de ünlüydü. Klaros antik kenti ayrıca arkeolojik kazı çalışmaları, kehanet kültünün törensel işleyişi ve mimari yapısının tam olarak ortaya çıkarıldığı dünyada ki tek alandır.
Klaros Kutsal Alanı antik dönem İzmir Coğrafyasında hoşgörünün dolaylı olarak yayıldığı yer diyebiliriz.
* Apollon Klaria ,Antiokheia, Büyük Klaria, Panamareia, Nemeia kutsal yarışmalarına ve kurban törenlerine sadece Hellen’leri değil, tüm insanları davet edip ilk yarışmanın olduğu yerdir Klaros Kutsal Alanı. Bu etkinlik, tören ve yarışmalardan sonra MÖ II. yüzyılın son çeyreğinde yani günümüzden yaklaşık olarak 2200 yıl önce düşünsel bir evrimin oluşumu gözlemlenir. Artık ırkçı (Hellen) yaklaşımı giderek yerini, insanlık kavramı ve dayanışması üzerine oturan ve insan olgusunu ön plana çıkaran düşünceye bırakmıştır.
* Ephesos kenti, Klaros dan yaklaşık 300 yıl sonra, MS 160 yılına doğru kutsal yarışmalara hellen olmayanları da davet etmiştir.
* Klaros kutsal alanı kehanet merkezinin ünlenmesi Delphoi ve Dydyma’ya göre geç olmasına karşın ırkçı politika izlememesi nedeniyle Klaros kahinlerine ve dolayısıyla Klaros Apollon'una başvuruda bulunan kentlerin dağılımı kısa sürede Delphoi ve Dydyma’yı çok aşmıştır.
Claros, M.Ö. XIII. yüzyılda kuruluşundan M.S. IV. yüzyılda terk edilişine değin bir “Bilicilik Merkezi“ olarak işlev yapmış olan bir kent… Kuruluşu, Kolophon kentinin Akha kolonizasyonu dönemine değin gidiyor.
Claros’un Kuruluşu..
Antik metinler ve arkeolojik verilere göre MÖ 13. yüzyılda kurulduğu anlaşılan Klaros’a ilk göç dalgası Rhakios önderliğinde Girit’ten gelmiştir. Yeni gelenler, Pausanias’ın Kolophon Ülkesi olarak tanımladığı bu coğrafyaya ulaştıklarında Karlar ile karşılaşırlar. İlk göçün ardından Kolophon Ülkesine ikinci göç dalgası Yunanistan’dan gelir.
Pausanias bu halkın, yurtlarından göç etmek zorunda kalan Thebaililer olduğunu söyler. Kentin ele geçirilmesi ardından esir edilen halk, Delphoi’a köle olarak sunulur. Bu esirler arasında Apollon’un kâhini Teiresias ve kızı Manto da vardır. Tanrı, Thebai halkına koloni, Manto’ya da Kolophon Ülkesinde kendi adını taşıyan bir bilicilik merkezi kurmayı emreder. İki halkın Kolophon Ülkesinde buluşması Rhakios ve Manto’nun evliliğiyle sonuçlanır. Bu evlilik aslında yerli halk Karlara karşı yapılmış bir güç birliğidir.
Sonrasındaki süreçte Manto, Klaros’ta kehanet merkezini kurar. Klaros’un asıl üne kavuşması ise bu evlilikten doğan Mopsos döneminde olur. Mopsos’la birlikte kehanet verme işinin anneden oğula bir başka değişle kadından erkeğe geçtiğini de görmekteyiz. Döneminin en ünlü kâhini olan Mopsos, mitsel bir karakter olmayıp aksine tarihsel kimliğe sahip biri olarak karşımıza çıkar. Yaşadığı dönem MÖ 1220-1170 yılları arasında olan Mopsos, Hierapolis ve Perge gibi kentlerin de kurucusu olarak bilinmektedir.
İyonya'nın en önemli pagan kutsal alanları arasında yer alan, İzmir'in Menderes ilçesindeki Klaros Kutsal Alanı'nda kazılarda çıkan buluntular, Roma İmparatorluğu tarafından, Hristiyanlığın resmi din olarak kabul edildiği milattan sonra 380 yılından itibaren pagan inancını simgelediği için terk edildiği veya boşaltıldığı düşünülen Klaros Kutsal Alanı'nın aslında daha uzun süre yerleşim gördüğü veya ziyaret edildiği görüşünü destekliyor.
Antik Çağ'da seçkinlerin "gelecekten haber almak" için ziyaret ettiği kehanet merkezinin yer aldığı Klaros Kutsal bir yerdi.
#Arthistorian #Gökçensalihaünal #claros #klaros #kehanet #bilicilik
Kaynaklar
Karatosun, Musa Osman. «Kehanet Türleri ve Ka