|
Tweet |
LAGİNA ANTİK KENTİ
TANRIÇA HEKATE’ NİN TAPINAĞINDA SESSİZ BEKLEYİŞİ
YATAĞAN MUĞLA
Ay Tanrıçası Hekate’nin Evi
Lagina antik kenti.. Aslında kentten öte bir kutsal alan.
Muğla' nın Yatağan ilçesinde Yatağan termik santrali ve onun kömür rezervi yakınında bulunur.
Lagina kutsal bölgesi Hekate tanrıçası adına yapılmıştır. Burada her yıl festival düzenlenir ve tapınağın anahtarı 8 km uzunluğundaki kutsal yoldan Stratonikeia Antik Kentine taşınırdı.
Bu bölgenin kazılarını ilk Türk müzecimiz, ilk Türk arkeoloğu olan Osman Hamdi Bey yürütmüştür. Bölgede bulunan önemli eserler bu sayede Osmanlı döneminde İngiltere'de bulunan Britanya müzesine gönderilmekten kurtulmuş ve İstanbul Arkeoloji Müzesine taşınarak sergiye açılmıştır.
"Phoibe Koios’la gerdeğe girdi
Leto ve adı güzel Asteria’yı getirdi dünyaya
Perses sarayına götürdü bir gün
Ve sevgili eşi oldu onun
Ve Asteria Hekate ’yi doğurdu.
Ölümsüzlerin saygısı büyüktür Ona,
Bütün yeryüzünde kurban kesen her ölümlü
Hekate’nin adını anar yakarışlarında.
Kimin dileğini iyi karşılarsa o tanrıça
Onun elde edemeyeceği bir şey yoktur.
Ona bütün mutlulukları vermek elindedir
Ünlü Gaia ve Uranos’un çocukları
Kendi paylarından pay vermişlerdir ona
Kim hoşuna giderse Hekate’nin
Yardım görür ondan.
Meydanlarda kalabalıklar içinde
Kimi isterse onu parlatır Hekate ".
Homeros'un eserlerinde yer almayan tanrıça hakkında Hesiodos, Thegonia adlı eserinde böyle bahseder O'ndan.
Hekate, ay ve gece ile ilişkilendirilmiş bakire tanrıçadır. Lagina antik kenti, tanrıçanın başlıca kült merkezidir. Titan soylu Perses ve Asteria'nın kızıdır, Ay ve gecenin dışında ölüler,yeraltı ve büyücülük ile ilişkilendirilmiştir. Korkuyla karışık bir saygı uyandırır. Mitolojide çok ön planda olmayan Hekate'ye, özellikle erken hristiyanlık döneminde birçok olumsuz anlam yüklenmiştir. Günümüzde Neopaganizmde de sevilen bir tanrıçadır.
Anadolu, antik dönemde birçok kült alanına ev sahipliği yapmış. Bunlardan bir tanesi de Lagina Hekate Kutsal Alanı.
Ölülerin efendisi ve yeraltının evi olan Hades’in anahtarını elinde tuttuğuna inanılan gizemli Tanrıça Hekate, Anadolu mitolojisinde önemli bir yere sahipti.
Hekate sözcüğü, ‘iradesini hâkim kılan’ ve ‘çok uzakta olan, en parlak olan’ anlamlarını içeriyor.
Bugünkü modern paganizmde Hekate oldukça önemli.
Özellikle Karyalılar tarafından benimsenen tanrıça, Anadolu ya da Trakya kökenlidir. Tanrıça, Artemis ve Apollo ile anne tarafından kuzendir. Baştanrı Zeus'un dünyayı, kendisi gökyüzünü kardeşleri Poseidon denizleri, Hades ise yeraltını alacak şekilde paylaştırır ama tanrıça Hekate ise bu 3 alandada yetki verir. Mitolojide Persephone'nin kaçırılışı efsanesinin bazı varyasyonlarında yer alır.
Sheakspeare’in Macbeth’inde görülen üç cadı, Hekate’nin üçlü formuna yorumlanıyor.
Erken dönemlerde tek vücutlu ve başlı iken, sonraları üç gövdeli tasvir edilen Hekate’nin bu üçlü formu, bir kadının yaşam evreleri olan kız çocukluğunu, anneliğini ve anneanneliğini sembolize ediyor. Tanrıça Hekate’nin gücü zamanla ve Roma mitolojisinde gitgide azalarak, ölüm, kötü ruhlar ve büyüyle bağdaştırılmaya başlandı.
Erkek tanrılar ana tanrıçanın yerine geçti.
Hekate korkulan, kötülükleri ve karanlığı yönettiğine inanılan bir büyücü olarak anılır oldu.
Tanrıçanın üç yüzlü tasviri zamanla ay tanrıçaları Hekate-Artemis-Selene şeklinde bir üçleme(teslis) inanıcını da doğurmuştur. Trakya açıklarındaki Semadirek adası, tanrıçanın diğer önemli kült merkezidir.
Hekate, Artemis ve Selene Yunan mitolojisinde birlikte tasvir edilen üçlü tanrıça grubudur.
Hekate, bazen bir köpek, yılan veya ejderha gibi hayvanlarla birlikte tasvir edilir. Bu hayvanlar, onun cadıların ve büyücülerin danıştığı bir kaynak olarak tasvir edildiği büyücülük ve cadılık konularına bağlıdır. Ayrıca, üç başlı bir köpek veya üç yüzü olduğu da tasvir edilir ve bu özellikleri ile üçlü bir tanrıça olarak da kabul edilir.