Bugun...



SMYRNA VE HOMEROS

SMYRNA VE HOMEROS

facebook-paylas
Tarih: 17-11-2024 11:17

SMYRNA VE HOMEROS

SMYRNA VE HOMEROS

Büyük yazar Victor Hugo’nun onu hiç görmeden adına şiir yazıp bir ‘prenses’e benzettiği; İzmir.

Söylencelere göre İzmir’in adı; ‘Smyrna’ adlı bir Amazon kraliçesinden gelmektedir. Bugün İzmir olarak kullandığımız isim aslında Smyrna kelimesinden dönüşmüştür. Bazı kaynaklar Smyrna kelimesinin daha erken söyleniş biçimlerine ilişkin Samorna ve Smurna adlarını da vermektedirler.

İzmir’in eski Yunan dilindeki son adı olan SOMORNİA aslında bilim insanlarına göre Yunanca değildir.

Prof. Dr. Ekrem Akurgal, Smyrna isminin Anadolu kökenli olduğunu iddia ediyor.

M.Ö. 2.bin yıllarında Kültepe-Kayseri yazılı tabletleri arasında Tismurna adının geçtiğini tespit eder. Bu isim bir yerleşim adıdır.

Tismurna ismindeki ‘’Ti’’ bir ön ektir. Böylece ‘’Smurna yer adının

M.Ö. XVIII. Yüzyıldan bu yana kullanılan bir yerleşim ismidir.’’diye yazmaktadır.

Prof.Dr. Ersin Doğer hocamız, Akçakaya (Serbest bölgenin batısında) da İzmir’in doğu yakasından gelen akıncıların önünü kesmek için burada M. Ö. 400 yıllarında bir kale ve yerleşimin bulunduğundan bahseder.

Zaman içerisinde Fransızlar tarafından Smyrne,Yunanca da Smirni

İtalyancada Smirne şeklinde kullanılmıştır.

İzmir’in en eski yerleşim alanı olarak bilinen Bayraklı’daki Tepekule kazılarından elde edilen buluntular MÖ 3000 yıllarına kadar uzanmaktaydı. Doğu Helen dünyasının en eski kutsal yapılarından biri olan Athena Tapınağı ve yine Helen dünyasının çok odalı ev tiplerinin en eski örnekleri ve İon Uygarlığı’na ait en eski parke döşeli yol burada yapılan kazılarda ortaya çıkarılmıştır. Ancak 2006 yılında Ege Üniversitesi Arkeoloji Bölümü tarafından İzmir Bornova’da bulunan Yeşilova Höyüğü’ndeki kazılarda kentin tarihinin MÖ 8500’e kadar uzandığı tespit edilmiştir.

Çağlar boyunca çeşitli istilalara uğrayan İzmir’in üçüncü kuruluş süreci ise, MÖ 333 yılında İzmir’e gelen İskender sayesinde olmuştur. Söylenceye göre; Pagos (Kadifekale) Dağı eteklerinde uyuyakalan İskender’e rüyasında iki su perisi İzmir’i burada kurmasını öğütlemiştir. O da kenti ikinci kez Kadifekale sırtlarında kurmuştur.

İzmirli büyük şair Homeros’un

‘’Gök kubbenin altındaki en güzel şehir.’’,

Büyük İskender’in hocası, Aristo’nun İskender’e ‘’Görmezsen eksik kalırsın’’ dediği şehir İzmir’dir. Yine Roma İmparatorları Gordianus ve Gallienus’un bastırdıkları paralara

‘’Küçük Asya’nın başşehri’’ unvan’ını verdikleri şehir de İzmir’dir.

"Nasılsa yaprakların soyu, öyledir insanlarınki de.

Yaprakları yel saçar, başkalarınınkini orman.

Tomurcuklanıp yaratır, gelince bahar.

Böyledir insanların soyu da, biri yeşerir biri solar."

HOMEROS..

Yıllarca Troia Antik Kenti'nin  Kazı Başkanlığını yapan Dünyaca ünlü Arkeolog Manfred Osman Korfmann'ın  Joachim Latacz'ın"Homeros, Batı'nın İlk Ozanı" adlı kitabının çevirisi için yazdığı önsözün giriş bölümü Homeros'un  kim olduğunu anlatan en güzel yazılardan biridir:

"Büyük ozan Homeros Avrupa Edebiyatı’nın kurucusudur. Onun iki dev eseri “İlyada” (yaklaşık 16.000 dize) ve “Odysseia” (12.000 dizeden fazla), Yunanlıların yaklaşık 400 yıl yazısız yaşayıp, M.Ö. 9. yüzyılda Fenike alfabesini alarak kendi ellerindeki mevcut şekillerle oluşturdukları ve günümüzde Latinceleştirilerek en çok kullanılan yazı biçimi ile Yunanca oluşturulmuş ilk edebi eserlerdir. Her iki eser de M.Ö. 8. yüzyılın ikinci yarısında Anadolu’da (Anadolu kelimesi Yunanca Anatolé kelimesinden türemiştir ve “doğuş” (güneşin doğuşu) anlamına gelmektedir) oluşturulmuşlardır. Bu eserlerin yaratıcısı Homeros, o dönemlerde genelde halkı Yunan olan Smyrna (bugünkü İzmir) ya da çevresinde yaşamıştır. Kuzeyde Phokaia (Foça) ile güneyde Miletos arasında kalan sahil şeridi (antik ismi ile “İonya”) Avrupa Kültürü’nün beşiğini oluşturmaktadır. Hatta Miletos’un o dönemde -Atina’dan yaklaşık 100 yıl önce- Avrupa’nın en önemli kültür şehri olduğunu söylemekte hiçbir sakınca yoktur. Çünkü Anadolu İonyasında Avrupa Edebiyatı’nın ilk eserlerinin yanı sıra Avrupa biliminin ve felsefesinin de ilk temelleri atılmıştır. İonya, Avrupa düşüncesinin doğuşu ile bağlantılı rasyonalizm (akılcılık) prensibinin de oluşum bölgesidir. Homeros tüm bu gelişmelerin ‘babası’dır. Kolophonlu (Selçuk yakınlarında) filozof Xenophanes, Homeros’un ölümünden yaklaşık 200 yıl sonra cümlesine şöyle başlar: “Başlangıçtan itibaren herkes Homeros’u öğrendiği için…”. Gerçekten de Homeros’un eserleri Yunanlılar’ın alfabe kitabını oluşturmaktaydı. Dönemin okullarından çocuklar bu eserlerden okuma yazma ve toplum değerlerini öğreniyorlardı. Kültürlü Yunanlar -daha sonra da Romalılar- “ İlyada” ve “Odysseia”dan uzun pasajları ezbere biliyorlardı. Homeros’tan alıntılar önemli toplantı ve eğlenceleri süslemekteydi. Homeros’tan herhangi bir şekilde etkilenmeyen Yunanlı ya da Romalı şair yok gibidir. Bu gelişme Roma İmparatorluğu’ndan sonra oluşan yeni Avrupa devletlerinde de devam etmiştir.

................

Günümüzde hâlâ yüzlerce lisede Homeros, öğretmenler tarafından orijinal metinlerden Eski Yunanca okutulmaktadır ve ayrıca Batı Dünyası’nda, üniversitelerde Yunan ve Latin Filolojisi bölümlerinde vazgeçilmez bir öğretim ve araştırma parçasıdır. Avrupa’da ve Amerika’daki şiirler, güzel sanatlar, tiyatrolar, müzeler, resim galerileri Homeros ve Antik Dönemdeki etkileri olmadan düşünülemez."

..................

Manfred Osman Korfmann

"Özellikle, Homeros mağaralarını ve Meles’in akışını görmek istedim. Bu kutsal yolculuğu, tanrısal ozana karşı duyduğum dindarca hayranlığa borçluyum. Sakız’da (Scio) onun yaşadığı yerleri görmüştüm; İos adasında, mezarının bulunduğu kayayı görmüştüm; geriye, beşiği olduğu söylenen yeri tanımak kalıyordu...”

Vikont de Marcellus Homeros Mağaraları ile ilgili notlarında bu mağaralardan dini bir ziyaretgah gibi sözetmiş ve burası hakkındaki düşüncelerini bu şekilde ifade etmiştir.

BORNOVALI  HOMEROS

 Homeros, günümüze kadar ulaşan efsanevi yapıtları İlyada ve Odysseia ile tarihin ilk ve en önemli şairidir. Homeros, destanlarını bir Anadolu lehçesi olan İyonca-Aiolca karışımı bir lehçe ile söylemiştir. İzmir, İyonya ile Aiolya'nın ortak sınırına en yakın kentlerden biridir. Bu sözlü şiirler daha sonra yazıya geçirilmiştir.

Homeros'un yaşadığı dönemdeki ismi 'Melesigenes', yani 'Nehir Tanrısı Meles'in Çocuğu' dur. Meles İzmir'deki bir akarsuyun adıdır.

Homeros'un İzmir'de yaşadığı yer konusunda günümüzde muhtelif tartışmalar olsa da Bornova'daki Homeros Vadisi Rekreasyon alanı içindeki Homeros Mağaraları olarak bilinen dört küçük mağara tarih boyunca Avrupalı pek çok gezgin, edebiyatçı, tarihçi, bilim adamı ve siyasetçinin bizzat gelip gördüğü bir ziyaretgah durumundaydı.

Kendi hatıratlarından ya da konuk oldukları Levanten ailelerin nesilden nesile  anlatımlarından edindiğimiz bilgilere göre dönemin pek çok Avrupalı ünlü isminin yolu Bornova'daki Homeros Mağaralarından geçti. Lord Byron, Fransız Diplomat Joseph Michel Tancoigne, Madame Bovary'nin yazarı Gustave Flaubert, Alphonse de L'amartine, Pierre Loti, Yunanistan Kralı Otto, Kont Joseph d'Estourmel,  Marquis de Laborde, 1783 yılında İlyada Destanı'nı yayınlayan Jean Baptiste Gaspard d'Ansse de Villoison, Vikont de Marcellus, Gezgin Otto Friedrichs von Richter bunlardan sadece birkaçı.

 Gezgin Otto Friedrichs von Richter de notlarında Bornova yolculuğunu ve Homeros Mağaralarını "20 Temmuz 1815 sabahı kayıkla Bornova İskelesi'ne gittim.  İki eşek ve bir rehber kiralayarak,kısmen zeytinlik, kısmen çalılık ve arada sırada da iğne yapraklı ağaçların bulunduğu noktada insan eliyle açılması mümkün olmayan dört küçük dehliz vardı, bu dehlizlere Homer Dehlizleri deniyor.En tepede bir mezar oyulmuştu." şeklinde tasvir etmiştir.

Bornova'ya gelen gezginlerin bir kısmı  bu mağaraları ziyaret etmekle yetinmemiş, aynı zamanda bu mağaraların resmini de yapmıştır. Kont Joseph d'Estourmel  1838 yılında,  Arkeolog  Marquis de Laborde da 1848 yılında Bornova'ya gelip bu mağaraları resmeden gezginlerden ikisidir. Estourmel'in yaptığı resim Atina'da Alexander Onasis Vakfı kütüphanesinde, Laborde'un yaptığı resim de yine Atina'daki Amerikan Okulu'nun kütüphanesinde yer almaktadır.

 Bornova'daki Homeros Mağaraları Avrupa'da yayımlanan çok sayıda dergi, gazete ve kitapta da bahis konusu olmuştur. Bunlardan sadece bir tanesi olan Mart 1852 tarihli Fransız Magasin Pittoresque Dergisi o dönemde Bornova'da var olan ulu bir ağaçtan bahsederken, Bornova hakkında "Homeros'un İlyada Destanını yazdığı söylenen yer"  olarak söz ediyor.

 Bu tespitlerden de anlaşılıyor ki, Bornova Homeros Mağaraları tarih boyunca batı dünyası tarafından Homeros'un yaşadığı ve İlyada ve Odysseus destanlarını derlediği yer olarak kabul görmüş ve adeta bir ziyaretgah gibi ziyaret edilmiştir.

Hazırlayan Arthistory Saliha Ünal

Homeros, Troya ve Türkler. Geç Osmanlı İmparatorluğu'nda Miras ve Kimlik, 1870-1915, Günay Uslu, Amsterdam Üniversitesi / Homeros Araştırmaları Enstitüsü, 2023

 İlyada, Homeros, eski Yunanca aslından çevirenler: Azra Erhat ve A. Kadir, XIX. Basım İş Bankası Kültür Yayınları / Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi, 2022







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SANAT-KÜLTÜR DUYURU Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI